5 results listed
Bir edebî tür olarak roman, insanın çevresinde olup biten karmaşık olayları
ve durumları anlatmada kullanabileceği en uygun ifade araçlarından biridir.
Başlarda şiirin egemen olduğu Kazak edebiyatına Rus edebiyatından geçen
roman, dünyadaki diğer örneklerine benzer şekilde yazarların; dönemlerin
karakteristiğini ve bu dönemlerdeki toplumsal olayları anlatabilmek için
yaygın olarak kullandıkları bir tür haline gelir. Bir nesir türü olarak romanlar,
edebî eserler içerisinde okuyucunun en çok rağbet ettiği türlerden biri olması
bakımından yazarlar tarafından özellikle tercih edilir. Bu tercihte kimi zaman
toplumsal şartlar ve ideolojilerde etkili olur.
İlyas Esenberlin’in tarihî gerçekliklerden hareketle kaleme aldığı Göçebeler III
- Gazap romanı da Çarlık Rusya’sının sömürü düzenine karşı ayaklanan
Kazak halkının XIX. asrın ortasından son çeyreğine kadar yaşadıklarını ele
almaktadır. Bir ibret vesikası olarak kaleme alınan eserde dikkati çeken en
mühim detay halkı düştüğü zor durumdan çıkarması beklenen yöneticilerle
halk arasındaki tutum farklılığıdır. Kendi içerisinde birlik sağlayamadığı için
sürekli zulüm gören Kazak halkının gördüğü zulme aracılık eden çoğu zaman
yine kendi yöneticileridir. Yönetici ve halk arasındaki bu çıkar, beklenti, hayal
ve pratik yaşam farkı genellikle bir toplumsal çatışmaya dönüşür. Yöneticiler,
imtiyazlı olmalarının verdiği avantajla halkın emeğini sömürmekte ve kişisel
kavga, beklenti ve çıkarları uğruna halkı kullanmaktadır. Eserde, yönetici ve
halk arasında sadece emek değil; ahlak ve kıymetler konusunda da bir
yabancılaşma durumunun varlığı sezdirilmektedir.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Mustafa KUNDAKÇI
Türkler, çok köklü bir medeniyete ve kültür birliğine sahiptir. Bu itibarla
Türk kültür ve medeniyeti aynı kültürün çok çeşitli renklerle farklı
coğrafyalara yansıyan aynaları gibidir. Hangi Türk coğrafyasına giderseniz
gidin orada mutlaka kendinizden bir parça bulursunuz. Yaşadığınız her olay
gittiğiniz her mekân sizi kendi suretinizde karşılar.
Bu kültür ortaklığı Türk toplumlarının aynı pencereden dünyaya bakmasını
ve aynı hisler etrafında buluşmasını sağlar. Bu durum kültürler arası iletişimi
geliştirmekle beraber benzer özellikleri de meydana çıkarmaktadır. Eski
Türklerden başlayan bu benzerlikler, günümüz Türk toplumlarında da ortak
bir payda oluşturur. Bu veçhile, ele alacağımız makalede eski Türklerde
uygulanan yas törenleri hakkında bilgiler verilerek, Kırgız Türkleri ve
Anadolu Türkleri arasındaki yas törenleri ele alınacak ve benzer özellikler
ortaya koyulacaktır.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Mustafa KUNDAKÇI
Köklü bir tarihe ve kültür birikimine sahip olan Türkler, dünyanın çok çeşitli
bölgelerine yayılarak varlığını günümüzde bağımsız birçok devlet olarak
sürdürmektedir. Orta Asya bozkırlarından kitleler halinde başlayan bu
yayılış, günümüzde üç yüz milyonu aşkın Türk nüfusla dünyanın dört bir
yanında varlığını sürdürmektedir. Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan,
Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan Türk Cumhuriyeti gibi devletler
günümüzde bağımsız şekilde yaşamlarını sürdürürken Hakas, Tuva, Uygur,
Karaçay, Tatar, Başkurt gibi birçok Türk topluluğu ise başka devletlerin
idaresi altında federasyon veya özerk olarak hayatlarını devam ettirmektedir.
Bu devletler, çok farklı sebepler ile birçok yönde ayrışma yaşasa da milli
kimliklerini koruyarak sayısız ortak değerlerle yaşamlarını devam
ettirmektedirler. Türk milletinin karakterinde bulunan hür yaşama isteği ve
milli hâkimiyet duygusu, Türk devletlerinin milli marşlarında da yerini
almıştır. Temel ilke olarak vatan, millet, bayrak ve tarih şuuru anlayışı milleti
ayakta tutan en önemli unsurlar olarak gösterilebilir. Türkler, vatanları
uğruna canlarını ortaya koymaktan çekinmezler. Bu hareket ve anlayış
tarzları Türklerin yaşam şekillerine ve eserlerine de yansır. Bu eserlerin en
önemlilerinden başında her Türk topluluğunun kendine has biçimde
oluşturduğu milli marşlarıdır.
Yukarıdaki bilgiler ışığında ele alınacak olan bu bildiride, Türk devletlerinin
milli marşlarında öne çıkan temalar değerlendirilecektir
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Enver KAPAĞAN
Mustafa KUNDAKÇI
Yılmaz BACAKLI
Gülcan ÇAYMAZ
Drums and Zurna culture, which are part of the products produced in an aesthetic way aiming
for art in a tradition by means of society or individuals, have probably shown the most effective
presence in Kastamonu and Karabük provinces. It is used in almost every corner of the Anatolian
geography and in the performances of folk dance, which are indispensable in folk dance and even
in these games. In this study, some of the drums inden zurna and köçek team, which are in the
position of culture transmitters, will be informed about their contribution to the local culture. In
order to obtain the data of the study, document scanning method and personal interview
methods were used. As a result, it is important to make the contribution of the performers of this
geography to the promotion of the region and to bring the artists who carry these cultural codes
and to do scientific studies in this context.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Enver KAPAĞAN
Mustafa KUNDAKÇI
Yılmaz BACAKLI
Can DOĞAN
Toplum veya bireyler aracılığı ile bir gelenek dâhilinde sanat amacı güderek estetik bir biçimde
üretilen ürünlerin parçası olan Davul ve Zurna kültürü belki de en etkili olarak Kastamonu ve
Karabük illerinde varlığını göstermiştir. Toplum içerisinde düğünlerde, mehter takımlarında,
ramazan aylarında, şenliklerde, festivallerde, siyasi liderlerinin ve yöneticilerinin pek çoğunun
davet edilmesinde ve karşılanmasında, halkoyunlarının ve hatta bu oyunların içerisinde
vazgeçilmezlerden olan köçek takımlarının sergilediği oyunların icrasında ve Anadolu
coğrafyasının hemen hemen her köşesinde kullanılmaktadır. Bu çalışma ile kültür aktarıcıları
konumunda olan davul –zurna ve köçek ekiplerinden bazılarının yöre kültürüne olan katkıları
hakkında bilgi verilecektir. Çalışmanın verilerinin elde edilmesinde doküman tarama yöntemi ve
kişisel görüşme yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışma değerlerin yaşatılıp sahip çıkılması
bakımından kayda değerdir. Sonuç olarak bu coğrafyadaki icracıların yöre tanıtımına katkısını
sağlamak bu kültürel kodları taşıyan sanatkârları gün yüzüne çıkarmak ve bu bağlamda bilimsel
çalışmalar yapmak kültürün yaşatılması bakımından önemlidir.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Enver KAPAĞAN
Mustafa KUNDAKÇI
Yılmaz BACAKLI
Can DOĞAN